NAZIM HİKMET=Edebi kişiliği-> Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)'ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımlamıştır. "Bir Dakika" adlı şiiriyle Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada birincilik kazanmıştır. Daha sonra Aydınlık, Resimli Ay, Hareket, Resimli Herşey, Her Ay gibi dergilerde yazan Nâzım Hikmet cezaevine girdikten sonra yıllarca yayın yapamamıştır. Ancak, 1940'lı yıllarda, Yeni Edebiyat, Ses, Gün, Yürüyüş, Yığın, Baştan, Barış gibi toplumcu dergilerde İbrahim Sabri, Mazhar Lütfi takma adlarıyla ya da imzasız olarak bazı şiirleri çıkmıştır. Kuvâyı Milliye Destanı İzmir'de Havadis gazetesinde tefrika edilmiştir Destanı Yön dergisi yayınlayarak (1965) Nâzım Hikmet'i yeniden okurlara ulaştırmış, şairin eserine konan çemberi kırmıştır.
1) içinizde olmayan şiiri, başka hiçbir yerde bulamazsınız. [shelley] 2) biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız. [ pablo neruda] SİTE İÇİ ARAMA

AY
Bir yalnız
Gökyüzünün sözlüğünde.
Taşbaskısı
İlhan BERK
5/9/2008 | Kategori: siir | Yorum (1) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Cenaze, 30 Ağustos Cumartesi günü Bodrum Adliye Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra kaldırılacak. İlhan Berk, Bodrum Türbe Mezarlığı'nda eşi Edibe Hanım’ın yanına defnedilecek.
İLHAN BERK’ İN HAYATI
1918 yılında Manisa'da doğdu. Balıkesir Necatibey İlköğretmen Okulu'nu ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü'nü bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı (1945-55).
Ankara'da Ziraat Bankası Yayın Bürosu'nda çevirmenlik yaptı (1956-1969) ve emekli oldu.
Şiiri değişik evrelerden geçti. Başlangıçta toplumcu anlayışla büyük kentin devingen yaşamını, işçileri, kırsal kesimdeki tarım emekçilerini anlatan; yaşama, dünyaya beslediği sevgi, umut ve coşkuyu, özgürlüğü ve eşitliği içeren şiirler yazdı. İkinci Yeni anlayışının belirmesiyle şiirin işlevi, şiirde anlamı daha farklı algılamaya başladığını gösteren örnekler sundu. Dünya şiirinin olanaklarını Türkçe şiirde değerlendirdi. Geleneksel ve batılı şiir biçimleri üzerinde denemelere girişti. İnsanı, tarihi, doğayı, kutsal kitapları, mitolojiyi, kentleri, dirimbilimi şiirine ayrıntı ve çağrışım zenginliği ile bir olanak olarak sunan, çarpıcılığı ve şaşırtıcılığı saklı bir ilke gibi benimseyen İlhan Berk sürekli kendini yenileyen bir şiir ustası.
Kısaca, "dokunduğu her şey şiir".
28/8/2008 | Kategori: sairler | Yorum (1) Yorum yaz! Kalici Baglanti
yaşamım eğreti bir ev taslağı karalanmış kağıtlar üzerinde temeli olmayan. yaşamım yapayalnız kalmış ölümcül bir eylem düşünülmeden kurulmuş devrik cümlelerin ortasında. yaşamım bir tanrı hüznü yaptıklarının yarattıklarının umursanmazlığına. yaşamım kuyruksuz bir sokak itinin kendini kuyruklu gördüğü yalancı bir rüya. aslında benim yaşamım da sizinkisi gibi nereye çarpacağı belirsiz yuvarlanıp giden bu küçücük dünya başka birşey değil ........Barış GÜLTEKİN
28/8/2008 | Kategori: siir | Yorum (1) Yorum yaz! Kalici Baglanti

YAŞAMAK
Ne bir gökyüzü ne denizler
Yaşamak için yetiyor bize
Sahte hüzünler
24/8/2008 | Kategori: siir | Yorum (4) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Adresim
Uğultulu Alıyorum o gülü Kıskıvrak yalnızlığa İnsancıl Çöziyor kimlikleri Buluşumuz katılıkta Dönüşü olmayan yollarca Kim bu Korkusu kokularda gizli Her ayrıntı Rüzgarın çarpıntısı Yokla kendini Oradan oraya Yalnızlığın öteki adresiM. Özer CİRAVOĞLU
21/8/2008 | Kategori: siir | Yorum (3) Yorum yaz! Kalici Baglanti
DOĞU BALADIderinlik olmayı sürdüreceğim bu sığ denizde bir halkım ben, dünyanın kalbinde paslı bir hançer kabuk bağlayan yaranın altında kaynayan irin yurdumda konuk, içimde tutsak, uğraksız göçer bir derinlik hepsi bu, başka hiçbir şey saklı bir yanardağ olmanın kendisiyim ben doğuda, ellerinizden çok uzaklarda binyıllık bir uykuyu ölerek silkeleyen halkın derinlik olduğunu kim söylemişti söyleyin nerde seceresi yitik soyum, nerede derinliğim siliniyor ölü ceylanın derisindeki mürekkep avcı burda ey bilici ya ben nerdeyim yurdumun olmayan denizlere taşınan toprağım parçalanan kayayım bin parça eşkiyadan çoğalan bir korkuyum, bin parça yoksulluk ve kan... denizlere akan, denizlere, yurdumun olmayan uyruksuz mu denir limanı olmayan gemilere limanım yok, tutulduğum bu çağdaş fırtınada ışığım yok, dört yönüm karanlık bir pusula uyruğum yok, sığmıyor kavmim koca dünyaya umudum uygarlığım, ey bayrak, ey bayraktar ovalara bir dağ mağrurluğuyla inerken yeşil vuruldukça güzelleşen alnın ki, gül rengi güneşi ince kanadında sürükleyen esenlik rüzgar n'olur ölme artık, ölüp ölüp terketme beni ey ölür gibi yaşayan bir halkın derinliği...Adnan SATICI
13/7/2008 | Kategori: siir | Yorum (15) Yorum yaz! Kalici Baglanti
BİR YALNIZLIK İŞARETİ
Bir cam gibi önünde Yüzümü elinle sil Hohlayarak üstüne Seyret boş bir sokağa Hüzünle yağışını yağmurun. Sonra kaplasın yavaşça Ilık buğusu soluğunun Yüzümü baştanbaşa. Ve bırakıp gittiğinde Bir küçük boşluk kalsın Alnını dayadığın yerde; Bir yalnızlık işareti İşleyen ta içime.
Metin ALTIOK
9/7/2008 | Kategori: siir | Yorum (3) Yorum yaz! Kalici Baglanti

SİVAS ACISI
Ben tanırım
Bu bulut bizim oranın bulutu
Hemşeriyiz ne de olsa
Benim için kalkmış ta Sıvas'tan gelmiş
Yurdumun bulutu
Başımın üstünde yeri var
Ben bilirim
Bu rüzgâr bizim oranın rüzgârı
Hemşerimiz ne de olsa
Benim için kopup gelmiş yayladan
Yurdumun rüzgârı
Kurutsun diye akan kanlarımı
Ben anlarım
Bu acı bizim ora işi hançer acısı
Bir ülkedeniz ne de olsa
Aynı dili konuşsak da
Anlamayız birbirimizi
Hançerin nakışı
Tanıdım acısından Sıvas işi
Ben duyarım duyumsarım
Bizim oranın sızısı bu
Binip kara bir buluta Sıvas ilinden
Sıvas rüzgârında uçup gelmiş
Helallik dilemeye
Ey yüreğimin onmaz acıları
Ey beynimin dinmez sancıları
Suç ne bende ne de sende
Suç seni karanlıklara gömenlerde
Ne de olsa yurttaşımsın
Kapalı olsa da bütün vicdan kapıları yüzüne
Bilmelisin bir yerin var canevimde
Aziz NESİN
3/7/2008 | Kategori: siir | Yorum (5) Yorum yaz! Kalici Baglanti

TÜRKÜLERLE
Türküler kuşatır yüreğimizi
Barış ve kardeşlik
türküleri
Coşkulanır maviliğinde yurdumuzun
HAŞİM GÖKÇEK
1/7/2008 | Kategori: siir | Yorum (2) Yorum yaz! Kalici Baglanti

ÖMRÜM, BANA BAĞIŞLA BU ŞİİRİ
Büyük bir şiir yazmak istiyorum Patlayan bir fırtınanın ardından Kayalardan fışkıran hayat Gibi büyülü ve vahşi Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Kumsalı döven denizlerden Nasıl beyaz ve ince Köpükler doğarsa, öyle Beyaz ve vahşi Vahşi ve ince Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Bileğimden hışımla doğan Kelimelerin güneşi Aydınlatmalı birden yangın hızında Hayatın gölgeli, kuytu yerlerini Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Ağlayan bir bebeğin sesi Buluşmalı vurulan bir gencin haykırışıyla Ve bir damla kan sıçramalı Bu buluşmada bebeğin alnına Sıçramalı ki... Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Akan bir ırmak sessizce Girince o şiire Akan bir ırmak olmalı gene Ama bir farkla Kabarıp coşarak ve Sürükleyerek birlikte kayaları bile Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Bir kelebek Küçük bir kelebek Kanatları koparılmış, ölüm renginde Uçabilir mi eski inceliğiyle Uçabilmeli o şiirde Kırlarda değil, ateşin üstünde hem de Ömrüm, bana bağışla bu şiiri Büyük bir şiir yazmak istiyorum Ağlayan bebek, vurulan genç kadar sahici Kelebek ve ölüm kadar güzel ve korkunç Hayat kadar, hayat kadar Büyülü, ince ve vahşi Ömrüm, bana bağışla bu şiiriİsmail UYAROĞLU
1/7/2008 | Kategori: siir | Yorum (3) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa
|1/27|Sonraki Sayfa>>
Herkes yalnız başına ölecektir, derler. Sanki yaşayışlar paylaşılabilirmiş,paylaşılırmış gibi... Bir piyesten mi hatırlıyorum ne:
" - Zaman geçer ve insan harcadığı zamanda yalnız kalır."(Tarık Buğra)
Copyright 2007 SiiReDaiR Designed by sc4.us. | Uyarlama Pardus007