NAZIM HİKMET=Edebi kişiliği-> Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)'ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımlamıştır. "Bir Dakika" adlı şiiriyle Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada birincilik kazanmıştır. Daha sonra Aydınlık, Resimli Ay, Hareket, Resimli Herşey, Her Ay gibi dergilerde yazan Nâzım Hikmet cezaevine girdikten sonra yıllarca yayın yapamamıştır. Ancak, 1940'lı yıllarda, Yeni Edebiyat, Ses, Gün, Yürüyüş, Yığın, Baştan, Barış gibi toplumcu dergilerde İbrahim Sabri, Mazhar Lütfi takma adlarıyla ya da imzasız olarak bazı şiirleri çıkmıştır. Kuvâyı Milliye Destanı İzmir'de Havadis gazetesinde tefrika edilmiştir Destanı Yön dergisi yayınlayarak (1965) Nâzım Hikmet'i yeniden okurlara ulaştırmış, şairin eserine konan çemberi kırmıştır.
1) içinizde olmayan şiiri, başka hiçbir yerde bulamazsınız. [shelley] 2) biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız. [ pablo neruda] SİTE İÇİ ARAMA
Hıncahınç bir kenar mahalle
Üstünde aylar sultanı ağustos günlerinden
Kıvıl kıvıl bir hale
Namus sözümüzden bu çember
Duramaz olmuş yerinde
Öfkemizden döne döne yanar
Burası Bazilika sokağı
Bu bir okulun sokağa bakan yüzü
Kurşunlardan böyle çiçek bozuğu
Kala kala bunlar kaldı çiçekten yana
Açmış duvarları üstünde felaketin
Bulanıp insan teninin beyazlığına
Bazilika sokağının göbeğinde
Duvarlar bizden yana olmuş
Yediveren bir damga üzerlerinde
Hürriyet aşkıyla oyulmuş
PAUL ELUARD
Çeviren: Can YÜCEL
10/2/2008 | Kategori: Cagdas Fransiz Siirleri | Yorum ( 2 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa
|/|Sonraki Sayfa>>
Arkadasina Gonder!
Herkes yalnız başına ölecektir, derler. Sanki yaşayışlar paylaşılabilirmiş,paylaşılırmış gibi... Bir piyesten mi hatırlıyorum ne:
" - Zaman geçer ve insan harcadığı zamanda yalnız kalır."(Tarık Buğra)
Copyright 2007 SiiReDaiR Designed by sc4.us. | Uyarlama Pardus007
Konu: selam
iyi günler sevgiler
Baglanti >
Konu: Hayat Gerçek Yüzü
Hayatı aradım. Onca koşturmanın arasında bir yerlerden çıksın karşıma diye.
Beni anlasın, yaralarımı sarsın ve kuytularımı aydınlatsın diye.
Vakit geçti ama sonunda geldi hayat eteğindeki çakıl taşları ile.
Hayat yaralı geldi bana acı içinde
Bir fırtınadan düşmüştü kucağıma kız kulesinden.
Hayatın gözlerine baktım.
Acılarını gördüm ve sormaya bile korktum.
Acılarının derinliği korkutmuştu beni
Hayat ben seni gözlerinden yakaladım.
Kendi acılarımı ve yaralarımı unuttum.
Ve Hayata sarıldım.
Sarmaladım
Dinledim
Avuttum
Anlamaya çalıştım.
Hayatı tanımaya çalıştım.
Ve Hayatı sevmeye başladım.
Evet, Hayat sevdim seni
Delice
Hayat bir reddediştir. Hayır değildir demişti.
Anlamamıştım.
Bir yaralı kuştu hayat
Ben sevdikçe canlandı.
Üstüne basılmış kırık bir daldı.
Ben sevdikçe çiçek açtı.
Güvensizliği kırılsın diye
Net oldum Hayat a yalansız
Canımı yaksa da yalan söylemedim.
Hayat canlandıkça
Yaralamaya başladı beni
O yaraladıkça ben sevdim onu
Yapmaz dedim.
Her seferinde affettim Hayatı
Görmezden geldim.
Yol verdim Hayata
Olmadı
Hayat
Olmadı
Ben seni yanlış tanımışım
Sen elleri ihanetle kanlı bir katilmişsin
.
Anladım HAYAT
Önceden görmek istemediğim her şey önümde şimdi
Ben senin gerçek yüzünü GÖRDÜM HAYAT
Silinmişti. Güzelliklerin güzel günlerimizle
Sen çok ÇİRKİNSİN
Bir arsız fahişe benziyor YÜZÜN
Resmin tükürmek için önümde şimdi
İçinde ihanetlerin kolyesi parlıyor şimdi
İnkâr etme Hayat YALANCISIN
Ben seni sardıkça kanlı ellerini sırtımda yakaladım
Koş aynaya Hayat cesaretin varsa koş
Şimdi çirkin yüzüne benim gözlerimle bak
Göremezsen ben yalancıyım.
Koyu GRİ
Baglanti >