NAZIM HİKMET=Edebi kişiliği-> Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)'ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımlamıştır. "Bir Dakika" adlı şiiriyle Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada birincilik kazanmıştır. Daha sonra Aydınlık, Resimli Ay, Hareket, Resimli Herşey, Her Ay gibi dergilerde yazan Nâzım Hikmet cezaevine girdikten sonra yıllarca yayın yapamamıştır. Ancak, 1940'lı yıllarda, Yeni Edebiyat, Ses, Gün, Yürüyüş, Yığın, Baştan, Barış gibi toplumcu dergilerde İbrahim Sabri, Mazhar Lütfi takma adlarıyla ya da imzasız olarak bazı şiirleri çıkmıştır. Kuvâyı Milliye Destanı İzmir'de Havadis gazetesinde tefrika edilmiştir Destanı Yön dergisi yayınlayarak (1965) Nâzım Hikmet'i yeniden okurlara ulaştırmış, şairin eserine konan çemberi kırmıştır.
1) içinizde olmayan şiiri, başka hiçbir yerde bulamazsınız. [shelley] 2) biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız. [ pablo neruda] SİTE İÇİ ARAMA

Koşmaya yeni başlamıştı adımlarım
Düştüm,
Bebeğim bir yana,
Gülüşlerim bir yana.
Anneme baktım,
Yoktu!
Başımda yabancı bir adam
Küçücük göğsümde kocaman elleri
Sakalları deldi geçti
pespembe tenimi.
Anne, anneeeeeeee. ...
Bir oyun sandım
Elleri kara kara 'öcü' amcalarmış
Bir emzik düğümünde
yarıldı bedenim
Altımı ıslattım sandım
Kan kaybında Boğuldu insanlık!
Bebektim
Çocuk olacaktım
Abla olacaktım
Altımdaki bez çıkmadan,
Kadın oldum bir buçuk yaşında...
ADAM OLDUMU o amca bedenimde ???
Öğretin bana; kendi suyumu kendim alamazken
Nasıl sulayacağım bedenimde ölen çiçeği!!!
Ben kadın olmak istemedim
Ben dünyaya da gelmek
istememiştim ki!
Anneeeee... babaaaaa....
Işığı açın!
Uzanamıyorum
BU METİNLE TÜM DÜNYADA ÇOCUK PORNOSU MAĞDURLARI
İÇİN BİR MUM YAKILARAK
DOLAŞIP SİZE ULAŞTI.
HEDEF 1 MİLYON MUM.
BU RAKAMA ULAŞILDIĞINDA TÜM ÇOCUK PORNOSU
SUNAN SİTELER KAPATILACAK.
BU OLAGAN ÜSTÜ HAREKETE KATILMANIZ IÇIN ANNE
BABA OLMANIZ GEREKMIYOR.
GELECEKTE SAHIP OLACAGINIZ ÇOCUKLAR IÇINDE
LÜTFEN BIR MUM DA SIZ YAKIN.
4/5/2008 | Kategori: GENEL | Yorum (2) Yorum yaz! Kalici Baglanti
|
Dünya Öykü Günü kutlanıyor
Dünya Pen Yazarları’nca onaylanarak uluslararası bir kimlik kazanan 14 Şubat Dünya Öykü Günü, Ankara ve İstanbul’da çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. |
![]() |
İSTANBUL - Yaklaşık on yıldır Ankara Öykü Günleri çerçevesinde düzenlenen öykü etkinlikleri, gitgide yaygınlaşan bir etkinlik birliğine dönüştü. Ankara İmge Kitabevi’ndeki etkinlik 18.00-20.00 saatleri arasında gerçekleşirken, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve İmge Öyküler Dergisi’nin İstanbul’da birlikte gerçekleştireceği etkinlik ise 19.00’da başlıyor.
İstanbul’daki etkinlikte, Dünya Öykü Günü’nün program sunumunu tiyatro ve sinema oyuncusu Gülsen Tuncer’in üstlendiği kutlamada bu yıl başlatılan ‘Öykü Bildirisi’, kendisi de 75. yaşını kutlayan Tarık Dursun K. tarafından kaleme alınıyor.
Sait Faik ve Beckett’in doğumlarının 100. yıl kutlamaları kapsamında Semih Gümüş, Güven Turan, Sevengül Solmaz, Ahmet Soysal konuşmacı olarak katılıyorlar.
Geçen yıl yitirdiğimiz öykücüler için, Sadık Aslankara ve Hürriyet Yaşar’ın anma konuşmalarının yanı sıra, usta öykücü Nezihe Meriç’in “...yanmışım dumanım tüter” öyküsü kendi sesinden okunuyor.
Programın saydam gösteri tasarımları da fotoğraf sanatçısı Nazım Timuroğlu tarafından gerçekleştiriliyor.
Sait Faik’in “hişt, hişt!..” öyküsü koreograf Aytül Hasaltun’un modern dans gösterisi olarak canlandırılıyor.
10/2/2008 | Kategori: GENEL | Yorum (2) Yorum yaz! Kalici Baglanti
bölümüne eklerseniz blogumda yayınlayabilirim...
(ßanner kodlarınızı bekliyorum)
21/1/2008 | Kategori: GENEL | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti
AHLAK
Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.
Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.
Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.
Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.
Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.
Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.
BAĞIMSIZLIK
Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.
İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye'nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.
Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.
Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.
Türkiye'nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.
Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.
Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.
Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.
Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.
Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm.
BİLİM
Bilim, gerçeği bilmektir.
Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.
BİRLİK - BERABERLİK
Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur.
Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.
CUMHURİYET
Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.
Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.
Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.
Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.
Cumhuriyet fazilettir.
ÇALIŞMAK
Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak! Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . Yaşamak demek çalışmak demektir.
Türk, öğün, çalış, güven.
DEĞİŞİM
Türk milletinin istidadı ve kesin kararı, medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.
İnkılap, Türk ulusunun son asırlarda geri bırakılmış kurumlarını yıkarak yerlerine, ulusun en yüksek uygarlık düzeyine ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar koymaktır.
Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir.
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.
DİL
Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.
EĞİTİM
Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.
EKONOMİ
Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz. •
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir.
Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.
FİKİR
Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.
GENÇLİK
Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklall ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.
Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
KADIN
Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de "iyi anne" olmalarıdır.
Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Dünyada her şey kadının eseridir.
Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.
KÜLTÜR VE MEDENİYET
Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.
Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.
Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.
MEDENİYET
Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.
Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.
MİLLET HALK MİLLİYETÇİLİK
Büyük ve tarihi olayları ancak büyük milletler yaşayabilir.
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.
Felaketler insanları, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
Bir millete hizmet eden onun efendisi olur.
Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Türk milleti kendisi için, kendi geleceği ve kurtuluşu için çalışan kimseleri ve kurullan zorluk karşısında bırakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Türk milletinin geleceği, bugünkü evlatlarının doğru görüşü, yorulmak bilmez çalışkanlığı ile büyük ve parlak olacaktır.
Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doğuştan gelen yeteneği geliştirebilecek metodlarla donanmış vatandaşlar lazımdır.
Kurtulmak ve yaşamak için çalışan, çalışmak zorunda olan bir halkız. Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bir hakkı kazanırız. Yoksa arka üstü yatmak ve ömrünü çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakkı yoktur.
Halkın sesi, Hak'ın sesidir.
ÖĞRETMEN
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,irfanı hür nesiller ister.
öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.
öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
MÜZİK-TÜRK MÜZİĞİ- SANAT
Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabil mesi, kavrayabilmesidir.
Milli, ince duygulan, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.
SANAT
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti'nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.
Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz... Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.
Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.
Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.
Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.
SPOR
Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır.
Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.
Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatana görev saymak gerekir.
Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.
TAKLİT
Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyetçiliği içinde kalabilir.
TARiH
Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez.
TUTSAKLIK – ESARET
Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
VATAN
Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.
Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya lâyıktır.
Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
3/11/2007 | Kategori: GENEL | Yorum (2) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Türkiyede son zamanlarda blog yazan insan sayısı arttı.Bu beni çok sevindiriyor çünkü , spesifik alanlarda daha çok bilgi sahibi olunabiliyor , insanlarla iletişim daha iyi noktalara taşınabiliyor vs.. Bununla birlikte doğal olarak blog okuyan insanlarda arttı.Çünkü neredeyse her ilgi alanıyla ilgili bir blog açıldı , ya da genel bloglarda insanların ilgisini çekecek konular konuşuldu.Ancak blog okumayı seven , onlardan faydalanan insanlarımız nedense , tam tersi bir şekilde yararlandığı yazıdan desteğini esirgiyor.Bir yorum yazmayı çok görüyor.Acaba yazacak birşeyler mi bulamıyor yoksa “aman canım ne gerek var” mı diyor? Eğer birinci önerme doğruysa , burdan size sesleniyorum blogları takip eden arkadaşlar ; ne olursunuz okuduğunuz yazıyı yorumsuz bırakmayın.Bir teşekkür bile o blogun yazarını mutlu mesut eder , bu mutluluğu çok görmeyin .Ancak eğer ikinci önerme doğruysa unutmayın o yazıları yazanlar sizlerle bilgilerini paylaşıyor ve katkıda bulunuyorlar.Birgün bildikleri şeyleri yazmaktan vazgeçip “aman canım ne gerek var , ben biliyorum o bana yeter ” derlerse işte o zaman görürsünüz.Şu anda dünyada ki en pahalı şey bilgi.Millet milyarlarca lira verip abidik gubidik sertifikalar alıyor.Ancak öyle arkadaşlarımız varki blog camiasında bilgilerini bir yorum karşılığında satıyorlar ya hani çoğu zamanda bulamıyorlar o yorumu bile.Tekrar rica ediyorum arkadaşlar , iki kelimeyi çok görmeyin bizlere …
İSTENEN EMEĞİN SONUCUNDA BİR YORUM...
alıntı
26/8/2007 | Kategori: GENEL | Yorum (8) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Herkes yalnız başına ölecektir, derler. Sanki yaşayışlar paylaşılabilirmiş,paylaşılırmış gibi... Bir piyesten mi hatırlıyorum ne:
" - Zaman geçer ve insan harcadığı zamanda yalnız kalır."(Tarık Buğra)
Copyright 2007 SiiReDaiR Designed by sc4.us. | Uyarlama Pardus007