Kategorilerim>

Ana Sayfa Arsiv

Son Yazilar

SENİ ÖYLE DÜŞÜNDÜM Kİ

Linklerim

*...KİMDİR?...*

NAZIM HİKMET=Edebi kişiliği-> Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)'ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımlamıştır. "Bir Dakika" adlı şiiriyle Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada birincilik kazanmıştır. Daha sonra Aydınlık, Resimli Ay, Hareket, Resimli Herşey, Her Ay gibi dergilerde yazan Nâzım Hikmet cezaevine girdikten sonra yıllarca yayın yapamamıştır. Ancak, 1940'lı yıllarda, Yeni Edebiyat, Ses, Gün, Yürüyüş, Yığın, Baştan, Barış gibi toplumcu dergilerde İbrahim Sabri, Mazhar Lütfi takma adlarıyla ya da imzasız olarak bazı şiirleri çıkmıştır. Kuvâyı Milliye Destanı İzmir'de Havadis gazetesinde tefrika edilmiştir Destanı Yön dergisi yayınlayarak (1965) Nâzım Hikmet'i yeniden okurlara ulaştırmış, şairin eserine konan çemberi kırmıştır.

ŞİİR İÇİN SÖZLER

1) içinizde olmayan şiiri, başka hiçbir yerde bulamazsınız. [shelley] 2) biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız. [ pablo neruda] SİTE İÇİ ARAMA

SENİ ÖYLE DÜŞÜNDÜM Kİ

http://img.negatif.com/photos/lowres/0/0/2/002366/67349bafc1b5c0bdf50f50a5c9747511.jpg

SENİ ÖYLE DÜŞÜNDÜM Kİ

Öyle delicesine düşündüm ki seni;
Aklımda sen, öyle çok dolaştım,
O kadar çok bahsettim ki senden;
Hayalini öyle sevdim ki senin
Bir şey kalmadı artık senden...

Gölge olmak, hayal olmak kaldı şimdi bana
Gölgeden bin kat koyu bir gölge
Senin o günlük güneşlik hayatına
İkide bir düşecek olan gölge...

DESNOS
Çeviren: M. Akil Aksan

17/11/2009 | Kategori: Cagdas Fransiz Siirleri | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


PAPATYALI ŞİİR

http://www.ciceksehri.com/wp-content/uploads/2009/08/papatya-resmi-1.jpg


PAPATYALI ŞİİR


Şehirden geçerken elinize bir duvar alın
Öfkeli bakışların bulaşmadığı
Ve öfkenizin

Unutun umarsız hallerini sevi'nin
Üstelik sevdiğiniz acılar bırakmamış
Acılar alıp gitmemiş olsun
Duvara hapsolmuş renkleri dökün kaldırımlara

Şehirden geçerken elinize bir duvar alın
Sevdiğinizin geçtiği sokaktan mesela
 
kimsenin bilmediği bir dilden anlatın ayrılığı
 
Saklayın şehri bulut saldırısından 
Ya da duvarı papatyalara gömün


Haşim GÖKÇEK

16/11/2009 | Kategori: siir | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


MEMLEKETİMİ SEVİYORUM



MEMLEKETİMİ SEVİYORUM

Memleketimi seviyorum :
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

Memleketim :
Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,
kurşun kubbeler ve fabrika bacaları
benim o kendi kendinden bile gizleyerek
sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

Memleketim.
Memleketim ne kadar geniş :
dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana.
Edirne, İzmir, Ulukışla, Maraş, Trabzon, Erzurum.
Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum
ve güneye
pamuk işleyenlere gitmek için
Toroslardan bir kerre olsun geçemedim diye
                                                   utanıyorum.

Memleketim :
develer, tren, Ford arabaları ve hasta eşekler,
kavak
       söğüt
              ve kırmızı toprak.

Memleketim.
Çam ormanlarını, en tatlı suları ve dağ başı göllerini seven
                                                               alabalık
              ve onun yarım kiloluğu
                          pulsuz, gümüş derisinde kızıltılarla
                                           Bolu'nun Abant gölünde yüzer.

Memleketim :
Ankara ovasında keçiler :
kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması.
Yağlı, ağır fındığı Giresun'un.
Al yanaklı mis gibi kokan Amasya elması,
zeytin
        incir
             kavun
ve renk renk
                 salkım salkım üzümler
ve sonra karasaban
ve sonra kara sığır
ve sonra : ileri, güzel, iyi
                             her şeyi
            hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır
çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım
                                yarı aç, yarı tok
                                                 yarı esir...

 

              NAZIM HİKMET

3/6/2009 | Kategori: siir | Yorum (4) Yorum yaz! Kalici Baglanti


KÜME




KÜME

 

Yalnız benim mi değil

Daha dünkü çocukların da zonkluyor şakakları

 

Azıcık geri çekilip bakıyorum

Göz alabildiğine deli incir tarlaları

 

Oysa ne göçmenim ne göçebe

Hangi kapıyı çalsam sökülmüş tırnakları

 

Yalancıktan yoncalarla kömür tozları yörem

Bir de kovan kaçkını o hayta arı

 

Ha bir de

Tarihe karışmayan tramvay durakları…

 

 

                                             Metin Eloğlu

8/5/2009 | Kategori: siir | Yorum (2) Yorum yaz! Kalici Baglanti


Buluşmak Üzere


 

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim icin çekti bir sabah vakti
Erkenden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarsaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege Denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüsler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmıs ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan Ya Taksim ya Beyazit meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başı sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım.

 

Can Yücel

 

1/5/2009 | Kategori: siir | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


DAVET

 
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
                        bu memleket, bizim...
 
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
                        bu cehennem, bu cennet bizim...
 
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
                        bu dâvet bizim...
 
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
                        bu hasret bizim...
 
                                                                              
                                                                       Nâzım HİKMET

30/3/2009 | Kategori: siir | Yorum (3) Yorum yaz! Kalici Baglanti


SOMUT



Şiir bir emekçidir
Hep güzel şeyler üretir
Bir yerde rastlarsan ona
Gir koluna bize getir


Halim Şefik

30/3/2009 | Kategori: siir | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


İYİMSERLİK





 İYİMSERLİK

Şiirler yazarım
basılmaz
basılacaklar ama

Bir mektup beklerim müjdeli
belki de öldüğüm gün gelir
mutlaka gelir ama

Ne devlet ne para
insanın emrinde dünya
belki yüz yıl sonra
olsun
mutlaka bu böyle olacak ama

                             
                              Nazım Hikmet RAN                  

                 Moskova, 12 Eylül 1957

26/1/2009 | Kategori: siir | Yorum (7) Yorum yaz! Kalici Baglanti


GİZLİ YAS

                  

GİZLİ YAS

 

Ruhum,

kendi

çığlığında

boğulduğunda,

krallar

geçti.

Görkemli

mağrur.

Krallar ;

Bu viraneden.


' Güvercin ürküntüsü ' bir talan.

 

Haşim GÖKÇEK

19/1/2009 | Kategori: siir | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


DOKTORDU CHE



  DOKTORDU CHE


Onu çocuklara bakarken gördünüz mü hiç.
Nasıl bir sevinç vardı gözlerinde. 
Nasıl bir tutku. 
Nasıl bir çareyi bilip de…
Onu çocuklara bakarken gördünüz mü hiç. 
Neden kalmadı Küba’da, neden bilir misiniz yerleşmedi.
Çocuklar ölüyordu ilerde.
Çocuklar açtı. Çocuklar… 
İşte.
Gözlerinde umut ve öfke, sürdü motosikletini, sürdü yaşamını sarpa. 
Yol boyu çocuklar onu bekliyordu. 
Çantasında ilaç, çantasında şeker ve devrim ellerinde…
Sonra çocuklar… 
Sonra çocuk gülüşleri kanadı göğsünde.
Bir doktordu o... 
Çocuklar And dağlarının tepelerinde onu selamlarlar. 
O hep ordadır: Çantasında ilaç ve şeker, ellerinde devrim…
Ve göğsünde kanayan çocuk gülüşleriyle.


Sennur SEZER

9/12/2008 | Kategori: siir | Yorum (12) Yorum yaz! Kalici Baglanti




<<Önceki Sayfa
|1/27|